Eğitim, İslam, Kültür, Liste, Örnek Şahsiyetler

7 Maddeyle Her Müslüman’ın Ortak Davası Kudüs Kitabından Tavsiyeler

Biz Müslümanlar, İslam davetçileriyiz. Savaş yanlısı değiliz. Fakat, vatanımızı ve kutsal değerlerimizi savunmak için ölümüne savaşırız. Çünkü bu durumda savaşımız Allah yolunda olacaktır. Bu, iman ehlinin sonsuza dek değişmeyen tavrıdır: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, kafir olanlar ise tagut yolunda savaşırlar.” (Nisa Suresi 76. Ayet Meali) Hendek savaşında olduğu gibi karşılaştığımız düşmanlarla savaşmadan ayrılırsak Kur’an’ın yorumu şöyle olcaktır: “Müminlerin savaşmasına hacet bırakmadı.” (Ahzab Suresi 61. Ayet Meali) Kur’anımız bize, zorunlu olarak savaşa meylettikten sonra şunu söylüyor: “Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah’a tevekkül et.” (Enfal Suresi 61. Ayet Meali)

1. Daha sonra İntifada ismini alan Cami Devrimi tekrar canlandırılmalıdır

Çünkü bu hareket İsrail’i, Filistin’in özgürlüğü için çalışanları tanımaya ve onlarla görüşme masasına oturmaya zorlamıştır. Temennimiz, bu hareketin, olduğundan daha güçlü, Arapların, Müslümanların, dünyadaki tüm hür ve şerefli insanların, yöneticileri ve halkıyla bütün Filistinlilerin desteğini almış bir şekilde dönmesidir. Eğer onların “Savaşıyorum o halde varım!” diyen Menahem Begin’leri varsa bizim de “Mücadele ediyorum o halde varım!” diyen Ahmed Yasin’imiz var. Ahmed Yasin’in hakkı Menahem Begin’in batılına mutlaka galip gelecektir!

2. Her türlü alanda normalleştirme fikri reddedilmelidir

Müslümanların İsrail ile diplomatik ve iktisadi ilişkiler yapmaları caiz değildir. Ne suretle olursa olsun Arap ve İslami aklın zedelenmesine asla izin vermemeliyiz.

3. İktisadi alanda İsrail boykot edilmeli

Ve bu boykot etken bir şekilde sürdürülmeli; bütün Arapları ve Müslümanları içine alacak şekilde büyük çaplı bir boykota dönüştürülmelidir. Müslümanların İsraille alışverişi caiz değildir. Bu hüküm tüm İslam ülkelerini bağlamaktadır. Müslümanlar, İsrail mallarına verdikleri her bir kuruşun İsrail’e gittiğini, İsrail’in elinde füzeye,bombaya ve mermiye dönüştüğünü ve İsrail’in bunlarla bizi öldürdüğünü ya da tehdit ettiğini bilmelidirler.

4. Araplar ve Müslümanlar da aralarındaki anlaşmazlıkları ve dargınlıları bir kenara bırakmalıdır

Birbirimize sağlam bir şekilde kenetlenmeliyiz. Bizi büyük bir mücadelenin beklediğini unutmamalıyız. Aramızdaki küçük dargınlıkların bizi bu mücadeleden alıkoyması caiz değildir. Şairin dediği gibi: “Musibetler ancak musibet zedeleri birleştirir!” Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Şüphesiz ki Allah kendi yolunda birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak savaşanları sever.” (Saff Suresi, 4. Ayet Meali)

5. Bize düşen, mücadelemizin İslami yönünü açıkça ilan etmektir

Bize göre Kudüs, sadece Filistinlilerin ya da Arapların değil, bütün Müslümanların sorunudur. Kudüs’ü, sadece Filistinlilerin meselesi olarak görenlere asla katılmıyoruz. Kudüs, dünyanın doğusundan batısına bütün Müslümanları ilgilendiren bir meseledir. Filistinliler Kudüs konusunda mağlup olur ya da teslim olurlarsa tüm Müslümanlara düşen buna rıza göstermemeleri ve bu uğurda tüm imkanlarını seferber etmeleridir. Nasıl Mekke, Kabe ve Mescid-i Haram, Suudi Arabistan’ın bir meselesi değilse, Kudüs ve Mescid-i Aksa da böyledir

6. Kudüsü kurtarmak için uluslararası bir İslami komite oluşturmalıyız

On üç asırdan fazla bir süre ümmetin tabi olduğu gibi bugün de Müslümanlarca biat edilen, birliğimizi sağlayan ve bize önderlik yapan bir halifemiz olsaydı, ümmetten, Mescid-i Aksa’yı kurtarmak için hemen harekete geçmelerini isteyecek, onlar da, İsrail’in gücüne ve silahına aldırmadan onun bu nidasına uyacaklardır. Eğer bizi yöneten ve yönlendiren bir hilafetimiz yoksa o zaman bunun yerini tutacak “Uluslar arası İslam Alimleri Kongresi”ni oluşturmalıyız. Bu oluşum her türlü siyasi etkilerden uzak olmalıdır. Bu kongrenin en önemli icraatı herkesin özlemini çektiği “Mescid-i Aksa’yı Kurtarma Heyeti” adında uluslar arası bir heyet kurmaktır.

7. Kudüs Fonu oluşturulmalı

Kurulacak bu heyetin görevi “Kudüs Fonu” adında tüm dünya Müslümanlarının –hatta tüm şerefli ve hür insanların- imkanları ölçüsünde katkıda bulunabilecekleri uluslararası bir fon oluşturmak olmalıdır. Fonun amacı, Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı kurtarmaktır.

Sizlerden, bizi bu haklı mücadelemizde desteklemenizi ve gücün hakkından değil hakkın gücünden yana olmanızı talep ediyorum. Hak, er ya da geç galip gelecektir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Müminlere yardım etmek bizim üzerimize bir haktır.” (Rum Suresi, 47. Ayet Meali)

Kaynaklar

Yusuf el-Karadavi, Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs kitabından derlenmiştir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>