İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste

7 Madde İle Sahabe-i Kiram’ın Üstünlükleri

Bir insan takva olarak çok üstün de olsa en büyük veliler de olsa radiyallahu anhum Peygamberlerden aleyhimüsselam sonraki insanların en üstünü olan Sahabe Efendilerimiz’in radıyallahu anhum derecelerine ulaşamaz.Bu yazımız da size bu büyük insanların rıdvanallahu teala aleyhim ecmain bazı faziletlerinden bahsedeceğiz inşallah.

1. Ashabın Üstün oluşu

Sahabenin Üstünlüğü Rasulullah'ın Boyası

Rasulullah aleyhissalatu vesselam Efendimiz‘i mümin olarak görüp mümin olarak vefat eden kimseye sahabi denir. Rasulullah’ın aleyhissalatü vesselam sohbeti nebi olmayan kimsede bulunmyacak özellikler taşır. O’nu salallahu aleyhi ve sellem görmek, O’nun salallahu aleyhi ve sellem sohbetinde bulunmak, görmek insanı kömürken elmas yapar. bir insanın yıllarca uğraşsa kazanamayacağı hakikat nurlarını kazandırır. Rasulullah aleyhissalatu vesselam’ın talebeleri olan Sahabeler’e radıyallahu anhum Peygamberlerin Aleyhimesselam en büyüğünün manevi boyası vurulmuştur.

Said İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm‘ın şöyle söylediğini işittim:

“Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talhâ cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa’d İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avi cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu’l-Cerrâh cennetliktir.”

(Râvi der ki: Zeyd) onuncuda sükut etti. Dinleyenler: “Onuncu kim?” diye sordular. (Bu taleb üzerine):

“Said İbnu zeyd!” dedi. Yani bu, kendisi idi. Zeyd sonra ilave etti:

“Allah’a yemin ederim. Onlardan birinin Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte yüzü tozlanacak kadar bulunuvermesi, sizden birinin ömrü boyu çalışmasından daha hayırlıdır, hatta ömrü, Hz. Nuh aleyhisselam’ın ömrü kadar uzun olsa bile.”

[Ebu Davud, Sünnet 9, (4648, 4649, 4650).]

Başka bir rivayet şöyledir:

İmran İbnu Huseyn radıyallahu anhuma anlatıyor, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“İnsanların en hayırlıları benim asrımda yaşayanlardır. Sonra bunları takip edenlerdir, sonra da bunları takip edenlerdir. İmran radıyallahu anh der ki: “Kendi asrını zikrettikten sonra iki asır mı, üç asır mı zikretti bilemiyorum.” bu sonuncuları takiben öyle insanlar gelir ki kendilerinden şahidlik istenmediği halde şahidlikte bulunurlar, onlar ihanet içindedirler, itimad olunmazlar. Nezirlerde (adak) bulunurlar, yerine getirmezler. Aralarında şişmanlık zuhûr eder.” Bir rivayette şu ziyade var: “Yemin taleb edilmeden yemin ederler.”

[Buhari, Şehadat 9, Fezailu’l-Ashab 1, Rikak 7, Eyman 27; Müslim, Fezailu’s-Sahabe, 214, (2535); Tirmizi, Fiten 45, (2222), Şehadat 4, (2303); Ebu Davud, Sünnet 10, (4657); Nesai, Eyman 29, (7, 17, 18).]

2. Onlara Cennet vaad edilmiştir

Sahabenin Üstünlüğü Allah yolunda harcamak (1)

Kur’an-ı Kerim’de rabbimiz mealen şöyle buyuruyor:

“Size ne oluyor da Allah yolunda harcamıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin (bütün) mirası Allah’ındır (her şey, asıl sahibi olan Allah’a kalacaktır). İçinizden (Mekke) feth(in)den önce (Allah yolunda) harcayan ve savaşanlar, (diğerleriyle) bir olmaz. İşte onlar derece bakımından, (fetihten) sonra harcayan ve savaşanlardan daha büyüktür. Allah, yine de (bunların) her birine en güzel (mükâfat olan cennet)i vaadetmiştir. Allah (bütün) işlediklerinizden haberdardır.”

[Kur’an-ı Kerim, Hadid Suresi 10.]

3.Kıyamet Gününde Nurdur

Sahabenin Üstünlüğü Gökteki yıldızlar gibi

Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki:

“Bir yerde ölen Ashabımdan hiçbirisi yoktur ki, Kıyamet günü oranın ahalisine bir nur ve onlara (cennete sevkte) bir rehber olmasın.”

[Tirmizi, Menakıb (3864).]

4.Ashabı Kiram Hidayet Rehberimizdir

Sahabenin Üstünlüğü Rehber

Rasulullah Aleyhissalatu vesselam buyuruyorlar:

“Ashâbım yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olsanız hidayete erersiniz.”

[Beyhakî, el-Medhal, s.164, Kenzu’l-ummal, h. no: 1002]

5. Ashabı Seven Rasulullah'ı Sever

Sahabenin Üstünlüğü Rasulullah Sevgisi

Rasulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyuruyor:

“Bir kimse sahabeyi severse beni sevdiği için sever. Onlara buğz eden dahi bana buğzundan dolayı buğz eder.”

[Suyuti,Camiül Sağir Cilt II,s,552]

6.Sahabe Adildir

Rasulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyuruyor:

“Benim sahabelerim adildirler.”

[Suyuti,Camiül Sağir Cilt II,s,95]

7.Ashabın İhlası

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki:

Ashabıma sebbetmeyin (dil uzatmayın). Nefsim elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun (sizden) biri, Uhud dağı kadar altın infak etse, onlardan birinin infak ettiği bir müdd’e hatta yarım müdd’e bedel olmaz.”

[Müslim, Fedailu’s-Sahabe 221, (2540).]

Bu Hadis ne kadar açık bir şekilde Sahabe Efendilerimiz’e rıdvanallahu teala aleyhim ecmain dil uzatmayı yasaklıyor ve Onların üstün ihlası ile bir ölçü sadakalarına bizim uhud dağı kadar vereceğimiz altının bedel olamayacağı belirtiliyor. Sahabe rıdvanallahu teala aleyhim ecmain arasında bazı hususlarda ihtilaf olabilir. Nitekim Hz. Ali radıyallahu anh ve Hz. Muaviye radıyallahu anh arasında sıffin savaşı olmuştur. Ulemanın görüşü bu konularda iki tarafa da kesinlikle kötü bir şey söylememektir. İki büyük Sahabi de müctehiddir ve içtihad etmiştir. İkisine de sevap vardır, niyetleri Allah rızasıdır. Hz. Ali radıyallahu anh Efendimiz çok büyük bir sahabidir başımızın tacıdır. Hz. Muaviye radıyallahu anh Efendimiz de Rasulullah Efendimiz aleyhissalatu vesselam’ın vahy katibidir, İslam’a büyük hizmetler yapmış fetihlerde bulunmuştur. Efendimiz aleyhissalatu vesselam Hz. Muaviye radıyallahu anh için çok güzel dualar etmiştir. Hz. Muaviye radıyallahu anh da dahil olmak üzere hiçbir sahabe hakkında, yaptıklarından dolayı itham ve suizan edilemez. Bu, hem Hz. Peygamberin salalllahu aleyhi ve sellem hadisleri ile ve hem de Ehl-i sünnet alimlerinin ittifakı ile caiz değildir ve yapanlara lanet edilmiştir. Bu konu hakkında bazı bilgiler aktaracak olursak: Hadis imamlarından İbni Asakir rahimehullah bildiriyor ki:

Resulullah aleyhissalatu vesselam, Muaviye’ye radıyallahu anh Hazretleri,

“Benden sonra, ümmetimin üzerine hakim olursun. O zaman, iyilere iyilik et, kötüleri de affet!” buyurdu.

Hazret-i Ali radıyallahu anh,

“Muaviye, hiç mağlup olmaz. hadis-i şerifini hatırlasaydım, Muaviye ile savaşmazdım.” buyurdu.

İmam-ı Beyheki rahimehullah da  diyor ki:

“Hazret-i Ali radıyallahu anh buyurdu ki, “Resulullahtan işittim, Ümmetimden bazıları, Eshabımı kötüleyecekler. Bunlar, Müslümanlıktan ayrılacaklardır.” buyurdu.

[Mevahib-i ledünniyye]

İmam-ı a’zam hazretleri rahimehullah,

Eshab-ı kiramın hepsini hayırla anarız.” buyurdu. İmam-ı Şafii ve Ömer bin Abdülaziz de radıyallahu anhum, Eshab-ı kiram rıdvanallahu teala aleyhim ecmain arasındaki savaşlar hakkında,“Allahü teâlâ, ellerimizi, bu kanlara bulaşmaktan koruduğu gibi, biz de, dilimizi tutup, bulaştırmayalım!” buyurdu.

[M. Rabbani c.2, m.96]

İmam-ı Gazali hazretleri kuddise sirruh da “Dinimizi bize ulaştıran Eshab-ı kiramdır. Onlardan birini kötülemek, dini yıkmak olur.” buyurdu.

İbni Hacer-i Mekki hazretleri rahimehullah buyuruyor ki: “Abdullah ibni Abbas buyuruyor ki: Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimize geldi ‘Ya Resulallah! Muaviye’yi sana tavsiye ederim. Kur’an-ı kerimi yazdırmakta ona emniyet et, güven.’ dedi. Yine aynı sayfada yazıyor ki, “Resul-i ekrem, bir gün mübarek zevcesi Ümm-i Habibe’nin odasına geldi. O esnada Hazret-i Muaviye başını, kız kardeşi Ümm-i Habibe’nin kucağına koymuş uyuyordu. Resul-i ekrem bu hâli görünce, Ya Habibe! Kardeşini bu kadar çok mu seviyorsun? buyurdu. O da evet deyince, Peygamberimiz buyurdu ki, Onu Allah ve Resulü de seviyor.”

[Tathir-ül-cenân s. 27]

İmam-ı Malik’in rahimehullah ictihadına göre,

Hazret-i Muaviye dalalette idi diye kötüleyenin katline fetva verdiği birçok kitaplarda yazılıdır.

[Mesela Eshab-ı Kiram, Ö. N. Bilmen s. 84]

Ebussuud Efendi rahimehullah, 

Muaviye’ye lanet eden kimseye tazir-i beliğ ve hapis lazım olduğu fetvasını vermiştir.

[488. Mesele sayfa 112]

Hazret-i Ali radıyallahu anh, Hazret-i Muaviye radıyallahu anh ve arkadaşları için,

Onlar bizim kardeşimizdir, fâsık ve kâfir değildirler” buyurdu.

[Şerh-i Mekasıd]

Bir Ayet meali şöyledir:

“Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, mü’minlerden razı olmuştur.”

(Fetih Suresi 18.)

Allah’ın razı olduğuna bir insan yalan isnat edebilir mi? Yalan söyleyen birinden Allah razı olur mu? Sahabe Efendilerimize rıdvanallahu teala aleyhim ecmain karşı herkesin haddini bilmesi gerekir.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>