Davet ve Tebliğ, Eğitim, İslam, Yaşam

6 Adımda Tartışmalar Karşısında Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

“Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür. (Kehf Suresi; 54. Ayeti Meali) 

İnsanoğlunun tartışmaya düşkünlüğü ayet-i kerimede bu şekilde anlatılıyor. Biz de bunu reddetmek yerine doğru tartışmayı öğrenmeyi tercih etmeliyiz. Peki tartışmalar karşısında nasıl bir yol izleyebiliriz? 

1. Karşıdakine değer ver.

Kim olursa olsun herkesten mutlaka öğreneceğimiz bir şey vardır. Karşıdaki güzellikleri görebilmeli, çirkinlikleri düzeltmek için gayret etmeliyiz. Bunun için muhatabımızı tanımalıyız. Karşımızdakini dinlememiz, ona kendini anlatması için fırsat vermemiz, gerektiğinde sorular sormamız onu tanımamız için faydalı olacaktır. Sürekli kendimizden bahsetmemiz veya dinlemeyi bilmememiz muhatabımıza ona değer vermediğimizi düşündürür. Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetlerini hatırlayalım: O (sallallahu aleyhi ve sellem), tüm vücuduyla muhatabına dönüp başka bir şeyle ilgilenmeyerek ona değer verdiğini hissettirirdi. Az sözle çok şey anlatır, tane tane konuşurdu. Bize gülümsemeyi tavsiye ettiği gibi kendi de devamlı gülümserdi. Bu şekilde korku değil sevgi bağı kurardı.

2. Konuşmanın nefsine mi yoksa kalbine mi dokunduğuna karar ver.

Bu adım iletişimin gidişatı açısından çok önemli. Konuştuğumuz kişi, bizi veya sevdiklerimizi eleştiriyor, duymak istemediğimiz şeyleri söylüyor olabilir. Elbette herkes bizim sevdiğimiz şeyleri sevmeyecektir. İslam hariç hiçbir şeyin fanatiği olmamayı öğrenmeliyiz. Sevdiğimiz her şeyde ve kendimizde de hatalar olduğunu kabul etmeliyiz. Yapmamız gereken Allah’a bu imtihan için şükretmek, bunu kendimizi düzeltmek için bir fırsat bilmek ve sabrederek mükafatımızı beklemek olmalı. Ani tepkiler vermekten kaçınalım. Sakin ve kibar davranalım. Haklı eleştirileri kabul etmeli; haksız ve seviyesiz eleştiri ve tartışmaları ise çirkinleşmeden veya karşımızdakinin hatalarını sıralayarak saldırganlaşmadan sonuçlandırmalıyız. 

Eğer tartışma kalbimize dokunuyorsa yani İslami bir konuda tartışıyorsak bir karar daha vermemiz gerekiyor.

3. İhtilafa düştüğümüz konuda kesin bir karar vermemiz gerekiyor mu?

Bazı tartışmaların sonucu yoktur. Allah’ın bize net olarak haram kılmadığı yani bizi serbest bıraktığı konularda tartışmamız bize bir fayda dokundurmaz. Bu tartışmalar maalesef Müslümanlar olarak sık düştüğümüz ve zamanımızı, enerjimizi yitirmemize sebep olan tartışmalar. Muhatabımıza bu konuda İslamın bir kısıtlama getirmediğini hatırlatmamız yeterli olacaktır.

Veya konuya baktığımız açıyı değiştirmeliyiz. Biz bu konunun iyi bir tarafını görürken muhatabımız aksi bir yönünü görebilir. Bu durumu bir savaştan ziyade zenginlik olarak görmeli. Karşımızdakini anlamaya çalışmak, bizim büyük hatalardan dönmemizi bile sağlayabilir. Hüsn-ü zanda bulunmalı; kusur arayıcı ve geçmiş hataları ortaya çıkarıcı olmamalıyız.

4. Karşımızdakinin hatalı olduğuna eminsek..

Muhatabımızın gerçekten isteyerek veya istemeyerek  yanlış bir düşünce veya davranışa gittiğini görüyorsak;

Konuda bilgi sahibiysek en uygun dille karşıdakini anlayarak ve karşıdakinin anlayabileceği bir biçimde konuşmalıyız. Her makamın bir makali vardır. Kullandığımız üslubu konuştuğumuz kişiye göre ayarlamamız gerekiyor. Allah’ın Hz. Musa’ya (aleyhisselam) firavuna gitmesi için yaptığı uyarıyı aklımızdan çıkarmayalım: “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar. (Tâhâ Suresi; 44. Ayeti Meali) 

Firavun ilahlık iddiasında bulunmasına rağmen yumuşak bir uyarıyla uyarıldığına göre karşımızdaki kişiye de bu hakkı tanımalıyız. Zekice ve çarpıtılmaya mahal vermeyecek yumuşak sözler kullanmalıyız. 

Bilgi sahibi olmadığımız konularda konuşmaktan kaçalım. Çünkü İslam ‘bence’ kelimesini barındıramayacak bir ciddiyete ve ehemmiyete sahip. Konuyu araştırmak veya bir bilene danışmak daha sonra karara varmak en doğrusu olacaktır. 

5. Temeli sağlamlaştırmalı.

“Onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle. (Nisâ Suresi; 63. Ayeti Meali)

Tüm bunların sonucunda muhatabımızın yanlışa gittiğini ve ısrarcı olduğunu görüyorsak hatta düşüncesi imanını zedeleyecek boyuttaysa karşımızdakiyle konuşacağımız konu aslında İslamın kendisi demektir. Yani problem muhatabımızın aslında İslamı anlama noktasında olabilir. İslamı bilmeyen bir insanla şeriat, tesettür, cihat gibi konularda tartışmak hiç sağlıklı değil. Bu tarz ince ve kesin konuları tartışmak iki taraftan birinin imanını kaybetmesine bile sebep olabilir. İslamın nasıl bir din olduğunu, koyduğu kuralların sebeplerini ve amaçlarını anlatabiliriz. Konuştuğumuz kişi zaten Müslümansa bu süreçte ona Müslüman değilmiş gibi davranmamamız gerekiyor. ‘Bildiğin gibi’, ‘iman ettiğimiz üzere’ gibi kelimeler kullanabiliriz. Yetemediğimiz yerlerde kitap, sohbet önerisinde bulunabiliriz. Ama İslamı sevdirmek için İslami hükümleri esnetmeye kalkmamalıyız.

6. Son.

Son olarak çoğu iletişim problemimizin İslamı anlamamak veya yanlış tanıtan insanlardan anlamaya çalışmaktan kaynaklandığını unutmayalım. Tam  da bu yüzden akaid ve fıkıh her Müslümanın asgari düzeyde bilmesi, ehli sünnet olan hocalardan ders alarak öğrenmesi gereken ilimler. Kur’an-ı Kerim’deki örnekleri, hadisleri, peygamberlerin hayatlarını inceleyelim. Buna her gün vakit ayıralım. Kur’an gibi bir mucizeye ve Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi bir peygambere sahip olmamıza rağmen tartışma ve hatta konuşma adabından bu kadar uzak kalmamız, araştırmamak ve bildiklerimizi de uygulamamaktan kaynaklanıyor. İnşaAllah İslamı en doğru şekilde anlayan, yaşayan ve tanıtan insanlardan olmak için ve bu tarz tartışmalara düştüğümüz ailelerimiz/arkadaşlarımıza yardımcı olabilmek için, birbirimize dua edelim ve çabalayalım. Hedefimiz İslamla ahlaklanmak olsun, bütün sorunlarımız ancak bu şekilde hallolur. 🙂


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

3 Comments

  1. 1
  2. 2
    • 3

      İdrak edilmeyen bazı konuları örnek verebiliriz tartışmaya yol açacak lüzumsuz konulara gerek yok beya bazen ebediyeti kendince yorunlayamazsın çünkü idrak edemezsin sana göre başkadır bana göre başka.☝️

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>