Liste, Örnek Şahsiyetler

5 Maddede Hz. Fatıma’nın Babasına Sevgisi ve Şiirleri

(musiki ihtiva eder)

Bir evlat babasını ne kadar sevebilir? Hayattaki en kıymetlilerinden, varlık sebeplerinden biri olan baba sevilmez mi? Elbette sevilir. Lakin bu sevgiyi kelimelere dökmek öyle kolay olmasa gerek. Kız çocukları babaya daha düşkün olur derler. Babası peygamberse bir de, bu sevginin sınırları aklın sınırlarını zorlayabilir. Kuşkusuz baba sevgisinin en güzel örneğini Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in ‘O benden bir parçadır’ dediği Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)’da görürüz.

Öyle bir sevgi ki bu, babasının ahirete intikal edeceğini öğrenince üzüntüden kahrolan ve fakat ona en çabuk kendisinin kavuşacağını duyduğunda ise sevincinden ne yapacağını bilemeyen bir baba sevgisi. Onun en bilinen yönü, hayırlı bir evlat olmak, söz konusu babasıysa yani Peygamberse karşısındaki kim olursa olsun meydan okumak.

Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in vefatı öncesi Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)'ya müjedi!

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)’ya vefat edeceğini haber verince üzülmüş, ancak ailesinden ilk olarak yine kendisinin vefat edeceğini haber vermesine de sevinmiştir:

Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), irtihaline sebep olan rahatsızlığı günlerinden birinde, Hz. Fatıma (r.anha)’yı yanına çağırır ve eğilip kulağına bir şeyler fısıldar. Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ) validemiz sessizce göz yaşları döktü. Bir süre sonra Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) yine onun kulağına bir şeyler fısıldar. Bu sefer de öyle sevindi ki, onu karşıdan görenler, kendisine bütün Cennet kapılarının açıldığını zannederlerdi. Bu hadise Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) validemizin gözünden kaçmamış, biraz sonra bunun sebebini sormuş, Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ) validemiz, bunun Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e ait bir sır olduğunu, dolayısıyla da açıklayamayacağını söyleyerek onu cevapsız bırakmıştı.

Allah Rasûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’ın vefatından sonra Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) validemiz tekrar sorunca, Fatıma (radıyallâhu anhâ) anamız da şöyle cevap vermiştir:

“Birinci defada bana, kendisinin vefat edeceğini söylemişti. O’nun için ağlamıştım. İkinci defa ise bana, kendi ailesi içinde, O’na en erken kavuşacak insanın, ben olduğum müjdesini vermişti. Ve işte onun için de sevindim.” demiştir.

| Müslim, Fezailü’s-Sahabe 97-99; Buhari, Menakıb 25; Fezailü Ashabi’n-Nebi 12; İzti’zan 43

Gerçekten de böyle olmuş 6 ay sonra bir Ramazan günü Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ) vefat etmiştir. Bunun öncesinde sık sık efendimizin kabri başına giderdi.

Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in vefatı sonrası Hz. Fatıma (radıyallâhu anhâ)'dan bir mersiye:

Kâinatın nur mayası olan mubârek vucudu toprağa koydular. Allahın Rasûlu, “Yüce Dost” hitabiyle Allah’a kavuştukalrı noktaya bırakıldı. O an, mefkûre iklimi cennetin mefkûre çapında nârin ve ince çiçeği Hazret-i Fâtıma (Radıyallahü Anhâ) geldi. Babasının mubarek kabrinden bir tutam toprak alıp yüzüne gözüne sürdü, yaşlı gözler ve tutuşan gönülle şöyle inledi:

Hz. Ahmed’in türbesindeki kokuyu
Bir kes hisseden, artık yaşadığı sürece
Güzel kokular koklamasa ne çıkar
Birisi kat kat toprağın ardındaki babama desin ki;
Hıçkırıklarımı ve sesimi duyurabilseydim eğer;
Ona derdim ki;
Senden sonra, üzerimde öyle musibetler döküldü ki
Şayet bunlar gündüzlerin üzerine dökülseydi,
Hepsi karanlık gecelere dönerdi.

| Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ), Kaynak: Kastalâni, Mevâhibü’l-ledünniye

Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ) söylediği mersiyelerinden birinde şöyle demiştir:

“Babam!
Ey Rabb’inin davetine icabet eden babam!
Ey Mekanı Firdevs Cenneti olan babam!
Ey Cebrail’in ölüm haberini getirdiği babam!”

“Ey Rabbine kendisinden daha yakını bulunmayan babam!
Ey makamı Findevs cennetinde olan babam!
Ey Rabbin davetine icabet eden babam!
Ey vefatı bize Cebrail’ce haber verilen babam!”

Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ) söylediği mersiyelerinden birinde şöyle demiştir:

Ah keşke, keşke ölüm senden önce bize uğrasaydı
Bizi bırakıp gidişinden sonra, sana kavuşmamıza engel olan
Nice perdeler girdi aramıza, onca genişliğine rağmen
Artık şehirler bana dar geliyor, iki torunun da
Toza toprağa bulandılar bu da bana zor geliyor
Artık bize sadece ağlamak düşüyor yaşadığımız sürece,
Hem de öyle bir ağlayış ki gözlerde bir damla yaş kalmayıncaya dek.

Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ) söylediği mersiyelerinden birinde şöyle demiştir:

“Gökyüzünün ufukları tozlandı.
Güneş dürülüp ışığını kaybetti.
Gecesi gündüzü karanlıklara gömüldü.
Peygamberden sonra, yeryüzü ona duyduğu teessürden ve şiddetli ıstıraptan dolayı bir kum yığını haline geldi.
Varsın ona Doğunun ve Batının şehirleri ağlasın!
Mudarlar ve bütün Yemen kabileleri ona ağlasın!
Ona yüce dağlar, ovalar, örtülü Beytullah ve rükünler de ağlasın!
Ey peygamberler hâtemi olan (babam!)
Furkan’ı indiren sana getirdi salâtü selam!”

| Hz. Fâtıma (radıyallâhu anhâ), Kaynak: Kastalâni, Mevâhibü’l-ledünniye

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

1 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>