Aile, Çocuk, Eğitim, Liste, Yaşam

5 Maddede Çocuk-Oyun-Aile Üçgeni

Çocuğuma kitaplarla öğretmeyi denedim,

Afallayıp, şaşkınlıkla suratıma baktı.

Disiplin altına almak için net ifadeler kullandım,

Hiç de kazançlı çıkmadım.

Ümitsizliğe kapıldım, vazgeçtim.

“Ben bu çocuğa nasıl ulaşacağım?” dedim ve ağladım.

Anahtar kelimeyi verdi elime:

“Gel” dedi, “oyna benimle.”

(Yazarı bilinmiyor, Aletha Solter tarafından uyarlandı.)

Her ne kadar yukarıdaki kitap ve disiplin konularına tam olarak katılmasak da, sizlerin de anladığı gibi, burada verilmek istenen mesaj belli: Çocuğa OYUN ile ulaşılır. Günümüzde oyun dendiği zaman bundan 10 sene önceki oyunlar gelmiyor yetişkinlerin aklına. Her gün bir yenisi daha ekleniyor oyun literatürüne. Eskisi gibi sokaklarda seksek oynamak yerine tabletlerinde yeni sokaklar inşa edip, online oyunlarda rakipleriyle mücadele eden çocuklar var artık. Bu durumda ebeveynlerin de “Aman anlamıyorum ben, bizim çocuk bir şeyler oynuyor ama neyse.” demeye hakları yok maalesef. Her geçen gün yeni şeyler üretilen bir dünyada yaşıyoruz artık. Hızla değişen bu dünyada çağı yakalamak hatta ve hatta çağın önünde olmak Müslüman ebeveynlerin yapması gereken en önemli işlerden biri diye düşünüyorum. Aksi halde çocuklarımızın nelere kurban gittiğini öğrenince düzeltmek için geç kalınmış olabiliyor. 

Gelin bu yazımızda Çocuk-Oyun-Aile üçgeninin önemine bir bakalım.

1. Oyun Çocuğun Duygusal Enerjisini Şarj Etmesini Sağlar

Oyun çocuklar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Çocuklar özellikle ebeveynleriyle oynamaktan büyük zevk alırlar. Çocuğuyla oynayan ebeveyn, onun bağ kurma ihtiyacını karşılayıp sevildiğini hissetmesine yardımcı olur. Bu şekilde oyun, duygusal enerjiyi şarj etmede en etkili yollardan biridir. (Solter, 2013)

2. Oyun Bir Öğretim Metodudur

Oyunu sadece, çocukların can sıkıntılarını gidermek, boş vakitlerini eğlenceli hale getirmek için yaptıkları aktivite olarak görmemek gerek. Çocukluk çağında oyun; İletişimdir, Eğitimdir, Öğretimdir. Çocuklarımıza aktarmak istediğimiz bilgileri, sözel yollardan verdiğimizde bu bilgiyi süzüp alma konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Bunu gidermenin en iyi yolu, bilginin oyun aracılığı ile çocuğa verilmesidir. Bir örnek verelim: Mesela sofra adabını çocuklarımıza öğretirken, “Yavrum, yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.” dersek bunu anlayıp hayatına geçirebilir. Lakin bunu evcilik oynarken ki bu ille de bebeklerle olmak zorunda değil, oyuncaklara yaptırırsak, bunu daha çabuk benimseyip hayatlarına alacaklardır. Nasıl ki rol model olarak yaşamak, sözel bildirim vermekten daha kalıcı ise, oyun ile öğretmeye çalışmak da böyledir. Çünkü oyunda da bir fiziksel model görür çocuklar. 

3. Oyun, Çocuğa Sevildiğini Hissettirir

Bebeğin/Çocuğun güven, emniyet, karşılıklı ilişki, mizah ve keyif duygularını algılamasını sağlar oyun. Oyun ile beraber iletişime geçmeyi, sevildiğini ve kendisine değer verildiğini hisseder çocuk. Oyunlar aynı zamanda çocukların canlarını sıkan durumu anlamak için de önemli bir yöntemdir. Çoğunlukla oyunların ilk 10 dakikasında çocuk canını sıkan durumu dolaylı bir şekilde açıklar. (Solter, 2013)

4. Oyunların Yararları

Bu uzun listeden bir kaçını sizlerle paylaşalım; 

  1. Oyun, bağ kurmaya yardımcı olur. 
  2. Kendine güveni arttırır. 
  3. Öngörüyü geliştirir.
  4. Kabul görme hissini oluşturur.
  5. Gerginliği azaltır.

5. Aileye Düşen Temel Görevler

Ebeveyn, çocuğun oyun ihtiyacını mutlaka karşılamalıdır. Nasıl ki yetişkinler olarak bir günümüzü kimse ile konuşamadan geçiremiyorsak, iletişim bizler için birer sosyal ihtiyaç ise, çocukların da bu ihtiyacına cevap vermeliyiz. Kendilerini yetişkinler kadar güzel ifade edemeyen çocuklar için oyun bir nimettir.

Ebeveyn oyun seçmelidir. Suret içeren resimler, heykeller ile oyun oynamamak bir yana, bu tarz oyunları evine almamaya özen göstermelidir. Aynı şekilde şiddet içeren bilgisayar oyunları, ebeveynlerin kontrol etmesi gereken oyunlardandır. 

Genellikle çocuğun eline telefon, tablet verip susması bekleniyor. Bu durum, çocukları sadece bir süreliğine değil aslında hayat boyu susturmaya götürüyor. Gelişme çağında olan çocuklar, yeni bir dili kısa sürede öğrenebilecek potansiyele sahip oldukları yaşlarda tamamen kör cahil dediğimiz yollarla susturulmaya çalışıldığında ileride kendisini ifade edemeyen, problem çözemeyen ve toplulukla birlikte yaşamak için uygun davranışları sergileyemeyen insanlar oluyorlar maalesef.

Oyun konusunu ciddiye alıp, çocuğunun ihtiyaçlarına göre değerlendiren anne-babalar, yarının oturmuş kişilik yapısı olan yetişkinleri yetiştirdiklerini unutmasınlar. Bir bakıcı elbette oyun için ihtiyaç karşılayabilecek düzeydedir. Lakin unutmayın, anne baba ile oynanan oyun, çocuğa çok daha fazla doyum sağlar. 

Kaynaklar

Aletha J. Solter- Oyun Oynama Sanatı

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

1 yorum var.

  1. 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>