İslam

5 Madde İle Üç Aylar Ve Onların İlki Receb-i Şerif Ayı

“Bismillâhirrahmânirrahîm.”

Receb ayı, kamerî ayların yedincisi, üç ayların ise başlangıcıdır. Ramazan-ı Şerif’in müjdeleyicisidir. Receb ayının içinde iki mübarek gece bulunmaktadır. Biri ‘Regaib’ diğeri de ‘Mi’rac’ gecesidir.

Receb ayı, gerek İslâm’dan önce gerekse İslâm’dan sonra mukaddes bilinen, yukarıda da bahsedildiği gibi ‘Haram aylar’ diye nitelenen aylardan biridir;  İslam dini gelmeden önce, bu ay girer girmez, kabileler arasında savaşmak yasaklanır, herkes kendini bu ayda güven içinde hissederdi. İslam geldikten sonra da bu aya olan hürmet devam ettirildi.

1. Üç Ayların Önemi.

Üç aylar, her daim Rahman ve Rahim sıfatları ile tecelli eden Rabbimiz’in (Celle Celâlühü), manevi kirliliklerden arınmamız için bizlere sunduğu manevi ziyafet sofrasıdır. Sevgili Peygamberimiz (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) receb ve şaban aylarını, ramazan ayının rahmet ve bereketinden azami istifadeyi sağlamak için ruhen, kalben, aklen, fikren ve bedenen bir hazırlık dönemi olarak değerlendirmiştir. Bu ayların müminler için değeri çok büyüktür. Bu değer hiç şüphesiz, Peygamber Efendimiz’in (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) üç aylara verdiği önemden kaynaklanmaktadır. Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem)  bu aylarla ilgili olarak,

“Allahım, receb ve şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi ramazana ulaştır.” şeklinde duâ etmiştir. (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/259; Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 1/183.)

2. Çok Sevaplı İbadet Ayları.

Üç aylara ‘çok sevaplı ibadet ayları’ diyen Said Nursi (Rahmetullâhi Aleyh), onların kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından, müminlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret etmiştir: “Her bir hasenenin (iyiliğin ve ibadetin) sevabı  başka vakitte on ise, receb-i şerifte yüzden geçer, şaban-ı muazzamada üç yüzden ziyade ve ramazan-ı mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve leyle-i Kadir’de (Kadir gecesinde) otuz bine çıkar.” (Said Nursi, Şuâlar, 114.Şuâ.)

3. Üç Ayları Nasıl Değerlendirmeliyiz?

Bu aylar ve bu aylarda yer alan mübarek geceler, duâların Allah’a (Celle Celâlühü) arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından birer büyük fırsattır. 

Peki bizler bu zaman dilimini nasıl değerlendirmeliyiz?

  1. Öncelikle böyle zamanlarda kulluğumuzu gözden geçirerek, eksik ve hatalarımızı ele almalı ve bunları düzeltebilmenin yollarını aramalıyız. Yani hesaba çekilmeden önce burada kendimizi hesaba çekmeliyiz ki, ahiretteki hesabımız kolay olsun. (Biiznillâhi Teâlâ.)
  2. Üç ayları günahlarımızın affı için bir fırsat bilmeli ve bol bol tövbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Özellikle müslümanların içinde bulunduğu sıkıntıları düşünerek duâ edip Allah’a (Celle Celâlühü) yalvarmalıyız.
  3. Eğer kazâ namazlarımız varsa bunları kılma yoluna gitmeli, kazâ namazımız yoksa bile, çokça nâfile namaz kılmaya çalışmalı ve özellikle geceleri iyi değerlendirmeliyiz.
  4. İmkânımız nisbetinde çokça Kur’an okumalıyız.
  5. Akrabalarla, komşularla ve dostlarımızla olan yakınlığımızı bir kat daha artırmalı ve yapacağımız ziyaretlerle onların gönlünü almalıyız.
  6. Etrafımızdaki fakir fukaraya yardım etmeli, imkânımız ölçüsünde sadaka vermeli, fakir öğrencilerin okuması için onların elinden tutmalıyız.

4. Receb-i Şerif Ayının Önemi.

Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurur: “Receb ayı Allah’ın ayı, şaban benim ayım ve ramazan da ümmetimin ayıdır.” (Süyûtî, el-Câmiu’s-Sagîr, nr. 4411)

Enes b. Mâlik’in (Radıyallâhu Anh) rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte, Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem)  şöyle buyurmuştur: “Receb, Allah Teâlâ’nın (Celle Celâlühü) diğer aylar arasından seçtiği bir aydır. Her kim bu ayın hakkını verir ve onu (amel etmek suretiyle) yüceltirse, Allah Teâlâ’nın (Celle Celâlühü) emrini yüceltmiş olur. Her kim Allah Teâla’nın (Celle Celâlühü) bu emir ve buyruğunu yüceltirse, onu naîm cennetine koyar ve ondan razı olur. Her kim şaban ayının hakkını verir ve onu (amel etmek suretiyle) yüceltirse, benim buyruğumu yüceltmiş (hakkını vermiş) olur. Benim buyruğumu yücelten kimseninse kıyamette şafaatçisi ve yardımcısı olurum. Ramazan ayı ise ümmetimin ayıdır. Her kim ramazanın hakkını verir, hürmetsizlik etmez, gündüzlerini oruçla geçirip gecelerini de ibadetle ihya ederse ve de âzalarını (haramlardan) korursa, ramazan ayından çıktığında tertemiz günahsız olur.” (Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr.3813)

5. Receb-i Şerif Ayı Orucu.

Hz. Peygamber (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) , receb-i şerif ayında çok sık oruç tutmuştur. İbn Abbas (Radıyallâhu Anh) şöyle demiştir: ” Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) bazı yıllar receb ayında öyle oruç tutardı ki biz, ‘Galiba hiç yemeyecek (ayın her günü oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerde ki biz ‘(Galiba) bu ayda hiç oruç tutmayacak’ derdik.”(Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr.3799)

Enes b. Mâlik (Radıyallâhu Anh) anlatır: Rasûlüllah’ın (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem)  şöyle dediğini işittim: “Cennette receb isimli bir nehir vardır. Sütten daha beyaz ve baldan daha tatlıdır. Kim receb ayında bir gün oruç tutarsa Allah (Celle Celâlühü) o kimseye bu nehirden su içirecektir.”(Beyhakî, Fezâilü’l-Evkât, nr.8)

Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi Ve Sellem) receb ayında tutulan orucun fazileti hakkında bir diğer hadislerinde ise şöyle buyurmuşlardır: “Bir kimsenin receb ayında bir gün oruç tutması, bir senelik oruç tutması gibidir (o denli sevabı vardır). Yedi gün oruç tuttuğunda ise kendisine cehennemin yedi kapısı kapanır. Sekiz gün oruç tuttuğunda da cennetin sekiz kapısı ona açılır. On beş gün oruç tuttuğunda, semadan ona bir münâdi, ‘Geçmişte yaptığın bütün günahların bağışlandı. Kötülüklerin iyiliğe çevrildi. Haydi yeni ameller işlemeye koyul’ der. Kim bu ayda iyilik ve ihsanı artırırsa Allah (Celle Celâlühü) da ona karşı ihsan ve nimetini artırır. Nuh’un (Aleyhisselâm) gemisi receb ayında yüzmeye  başladı. Nuh (Aleyhisselâm) bu ayda oruç tuttu ve beraberindekilerin de tutmasını emretti. Nuh’un (Aleyhisselâm) gemisi muharremin onuna kadar tam altı ay bu halde seyretmeye devam etti.” (Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr.3801)

Rabbimiz (Celle Celâlühü), mübarek üç ayları; faziletli, salih ameller ile geçirebilmeyi bütün müslümanlara Nasip Eylesin. Âmîn.

Kaynak: Üç Aylar Mübarek Günler ve Geceler, Hüseyin Okur (Semerkand Yayınları) kitabından alıntı ve derlemedir. (Bkz. syf. 14, 15, 16, 24, 25, 27.)


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

One comment

  1. 1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.