İslam, Kur’an ve Sünnet, Liste

4 Madde ile Cihad ve Çeşitleri

Arapça cihad, cehd veya cühd kökünden gelmektedir. Sözlükte “Güç ve gayret sarfetmek, meşakkat” gibi anlamları vardır. İslami olarak Allahu Teala Hazretleri’nin Celle Celaluhu dini için; can, mal, dil ve diğer vasıtalarla elden gelen güç ve gayreti sarfetmeye cihad denilir.

İslam’da Cihad farzdır. Bazı Ayet-i kerime mealler, şöyledir: “(Ey mü’minler!) Size hoş gelmese de, (gerektiğinde zulüm ve saldırıyı önlemek için meşru ölçüler içinde) savaşmak artık size yazıldı (farz kılındı). Olur ki (bazen) hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlı olur ve hoşunuza giden bir şey de sizin için şer olur. (Hayırlı ve doğru olanı) Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)

“Kendilerine kitap verilenlerden; Allah’a, âhiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resûlü’nün haram ettiği şeyleri haram saymayan, hak (olan İslâm) dinini kendine din edinmeyen kimselerle, küçül(üp boyun eğ)erek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.” (Tevbe Suresi, 29)

“(İslâm’a engel) bir fitne kalmayıncaya, din (sahte tanrıların emri doğrultusunda değil; kısıtlamasız olarak) yalnız Allah’ın (buyruğu doğrultusunda) oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (dine ve dînî yaşantıya engel olmaktan) vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.” (Bakara Suresi, 193)

Rasulullah aleyhissalatü vesselam şöyle buyurmuştur: “Cihad kıyamete kadar devam edecek bir farzdır.” (Ebû Davûd, el-Cihad, 33)

Müslümanlar yer yüzünde haksız yere kan dökülmesini kabul etmezler. Cihadın gayesi fitneyi ortadan kaldırmak ve hakkı yüceltmektir. İslam’da savaş; intikam, öldürme, zulüm, baskı için değil bunları ortadan kaldırmak içindir. Böylece insanların kendi istekleriyle Müslüman olabilecekleri ortamı hazırlamak ve en değerli hazine olan iman nimetine ulaşıp ebedi ahiret hayatlarını kurtarmalarına vesile olmak amaçtır. Yeryüzünde beşeri düzenlerin zorbalıkları, batıl, fitneler, tağutlar ve şirk düzenleri varken hakimiyetin kayıtsız şartsız Allah’a ait olduğuna inanan Müslümanların İslam ile hem dünyanın bu zulüm ve zorbalıktan kurtulması hem de insanların ahiret hayatlarının kurtulması için İslam bütün güçlerini seferber eder. İşte bu meşru yollara başvurarak uğraşmaya, cehde cihad denir.  Hz. Peygamber`e aleyhissalatü vesselam, hangi amelin daha faziletli olduğu sorulduğunda, “İman ve Allah yolunda cihad`dır.” (Tecrîd-î Sarîh Tercümesi, VII, 445) buyurmuştur. İmandan hemen sonra cihadın zikredildiğine dikkat etmek gerekir. Ayrıca Allah yolunda savaşan gazilik ve şehitlik mertebelerine ulaşanların övülüp büyük nimet ve derecelerin olduğu ile ilgili birçok ayet ve hadis-i şerif vardır.

İslam-Cihad

1. Nefs İle Cihad

Hz. Peygamber aleyhissalatü vesselam Tebük seferinden dönüşte ashabına şöyle buyurmuştu: “Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.” (Adûnî, Keşfu`l-Hafâ`, I, 425)

Bir başka Hadis-i Şerif’te Rasulullah aleyhissalatü vesselam Efendimiz Hazretleri “Hakiki mücahid nefsine karşı cihad açan kimsedir.” Buyurmuşlardır. (Tirmizî, Cihad, 2)

Bunlardan insanın nefsinin boş, manasız, meşru olmayan istekleri ve heva hevesi ile mücadelesinin cihad olarak değerlendirildiği gösterilmektedir. Nefsi ile mücadelesini kazanamayan düşmanın karşısına çıkmak için kendinde güç ve cesaret bulamaz. İbn-i Abidin Reddü’l Muhtar’da: “Cihadın fazileti pek büyüktür. Nasıl büyük olmasın ki; bir Müslüman bu sayede Allah’a yaklaşmak için onun uğrunda meşakkatlerin en ağırını yüklenmekte ve aziz varlığı olan canını feda etmektedir. Bununla beraber nefsinin devamlı olmak üzere ibadet ve taatlara hasrederek, onu heva ve heveslerine tabi olmaktan men etmek cihaddan da güçtür.” diyerek önemli bir inceliğe değinmiştir.

Nefs ile Cihad

2.İlim İle Cihad

Yer yüzündeki kötülükler cehaletten kaynaklanmaktadır. Güzel dille bilgi ile kalplere girilebilir.

Bazı Ayet-i Kerime mealleri şöyledir:

“Ey Muhammed! İnsanları Rabbi`nin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış. Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir. ” (en-Nahl 16/125).

“Eğer dileseydik her kasabaya bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik. Öyleyse sen kâfirlere/inkârcılara boyun eğme, bununla (yani Kur’an’la) onlara karşı büyük bir cihada giriş.” (Furkân Sûresi, 51-52)

Rasuli Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “ Nefsimi yed-i kudretinde tutan Allah’a andolsun ki ; siz ya iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız, ya Allah kendi katından sizin üzerinize bir azap gönderir. O zaman dua edersiniz, fakat dualarınız kabul edilmez.” (Sünen-i Tirmizi, İst. 1401, c. IV, sh. 468)

Rasulullah aleyhissalatü vesselam başka bir Hadis-i Şerif’inde şöyle buyurmuştur: “Zalim bir hükümdar karşısında hak ve adaleti açıkça söylemek, büyük bir cihaddır.” (İbn Mâce, Fiten, 4011)

Fukaha emr-i bi’l-ma’ruf ve nehyi ani’l münker’in cihad olduğu hususunda müttefiktir. İslamiyetin temeli ilim yoluyla tebliğ ve davete dayanır.

Tebliğ Cihad

3.Mal İle Cihad

Allah’ın ihsan ettiği mal ve serveti yine Allah yolunda harcamak, İslam’ın yücelmesi hakkın muzaffer olması için Müslümanların mal ve servetlerini feda etmeleri mal ile cihaddır.

Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur:

“İman edip hicret eden, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden, (mücâhidlere) yer veren ve yardım edenlerin hepsi birbirinin vekilidir. ” (el-Enfal, 8/72).

“…Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla savaşın. Bilseniz bu sizin hakkınızda ne kadar hayırlıdır. ” (et-Tevbe, 9/41).

“Allah, mallarıyla, canlarıyla mücadele edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır. ” (en-Nisâ, 4/95).

Mal cihad

4.Savaşarak Cihad

Cihad deyince ilk akla gelen savaşarak cihad yapmaktır. Aslında bu hususta konunun başında cihadı tanımlarken ayrıntılı bilgiye yer verdik. Şu da bilinmelidir ki insanların en üstünü Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de fiilen savaşa çıkmıştır. Hz. Ali radıyallahu anh gibi sahabenin en cesur bir kahramanı söylüyor: “Bedir savaşı esnasında (öyle anlar oluyordu ki) biz Resulullah’ın arkasına sığınıyorduk. Düşmana en yakın yerde duruyordu. O gün insanların en güçlüsü/kahramanı oydu.” (Mecmau’z-zevaid,  9/12)

İmam-ı Serahsi: “Cihaddan maksad, Müslümanların emniyet içerisinde bulunmaları, din ve dünya işlerini yürütme (eda edebilme) imkanına kavuşmalarıdır.” Demiştir.

Allah’ın indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hüküm uyduran tağut güçleriyle savaşmak ibadettir. Rasul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem “Herhangi bir Müslüman gaza yapmadan (savaşmadan) ve onu gönlünden geçirmeden ölürse, nifakın bir şubesi üzerine ölür.” buyurmuştur. (Sahih-i Müslim)

Emperyalist ve müstevli kafirlere karşı cihadın farz-ı ayn olduğu unutulmamalıdır.

Savaş-Cihad


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver



İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>